Haberdar
  • SİYASET
  • GÜNDEM
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • SPOR
  • YAŞAM
  • DİĞER
    • GENEL
    • ANALİZ HABERLER
    • BİLİM TEKNOLOJİ
    • ÇEVRE
    • EĞİTİM
    • KÜLTÜR SANAT
    • MAGAZİN
    • MEDYA
    • MODA
    • RÖPORTAJ
    • SAĞLIK
    • SOSYAL MEDYA VE TEKNOLOJİ
    • DÜNYA
    • SPOR
Sonuç Yok
Tüm Sonucu Görüntüle
  • SİYASET
  • GÜNDEM
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • SPOR
  • YAŞAM
  • DİĞER
    • GENEL
    • ANALİZ HABERLER
    • BİLİM TEKNOLOJİ
    • ÇEVRE
    • EĞİTİM
    • KÜLTÜR SANAT
    • MAGAZİN
    • MEDYA
    • MODA
    • RÖPORTAJ
    • SAĞLIK
    • SOSYAL MEDYA VE TEKNOLOJİ
    • DÜNYA
    • SPOR
Sonuç Yok
Tüm Sonucu Görüntüle
Haberdar
Sonuç Yok
Tüm Sonucu Görüntüle
Ana Sayfa Gündem

Türkiye'de akademinin karnesi

2021-02-22
Türkiye'de akademinin karnesi
Share on FacebookShare on Twitter

turkiye-de-akademinin-karnesi

Boğaziçi Üniversitesi’nde 50 gündür süren protestolar, Türkiye’deki öğrenci ve akademisyenlerin taleplerini, akademik özgürlükler konusunu ve üniversite kadrolarındaki nitelik tartışmalarını yeniden gündeme getirdi. Yükseköğretim üzerine yapılan araştırmalar, Türkiye’deki üniversitelerin akademik performanslarının dünya standartlarının altında kaldığını, son yıllarda yapılan bilimsel yayınların uluslararası alanda etki değerinin düştüğünü ve öğrenciler ile akademisyenlerin üniversitelerinden duydukları memnuniyetlerinin azaldığını gösteriyor. 

 

DW Türkçe, Türkiye’nin akademik karnesini mercek altına aldı. 

 

İlk 500’de sadece bir üniversite

 

ODTÜ bünyesinde faaliyet gösteren ve dünyadaki üniversitesi akademik performanslarına göre sıralayan URAP’ın verilerine göre, Türkiye, akademik performans açısından dünya standartlarını büyük ölçüde yakalayamıyor. 

 

Kurumun 2020-2021 yılına ait dünyadaki ilk 500 üniversite sıralamasına Türkiye’den girebilen tek üniversite Hacettepe Üniversitesi. Onu sırasıyla, 632’nci sıradaki İstanbul Üniversitesi, 725’nci sıradaki İstanbul Teknik Üniversitesi ve 751’inci sıradaki ODTÜ izliyor. Boğaziçi Üniversitesi ise 1096’ncı sırada.

 

URAP’ın dünyadaki üniversiteleri sıralarken göz önünde bulundurduğu ölçütler, üniversitelerin ürettiği ve uluslararası dergilerde yayımlanmış bilimsel yayınlar ile bunların etki değerleri. 

 

“Uluslararası bir dergide yayın sahibi olmak neden önemli?” sorusunu yönelttiğimiz URAP Koordinatörü Ural Akbulut şu yanıtı veriyor:

 

“Bunu şu şekilde düşünün: Siz bir şey bulmuş olabilirsiniz. Ancak sadece siz biliyorsunuz. Eğer bunu duyurmazsanız, dünyaya hiçbir faydası yok. Eğer makaleniz uluslararası bir yayında yayınlanırsa, dünyadaki diğer bilim insanları da o konuya yoğunlaşabilir. Doğrularını ve yanlışlarını eleştirirler. Bilgiyi paylaşmış, büyütmüş olursunuz. Performans kıstası budur.”  

 

DW Türkçe’nin sorularını yanıtlayan Akbulut, Türkiye’nin sıralamalarda yükselemeyişinin en önemli nedenlerden biri olarak “etki değeri yüksek dergilerde az sayıda makale bulunmasını” göstererek, “Bilimsel çalışmalar eğer dünya çapında duyulmazsa, onun herhangi bir değeri olmaz” vurgusu yapıyor. 

 

Kalitesiz bilimsel yayın sorunu

 

Gerçekten de Türkiye’deki bilimsel yayınların, yayınlandıkları bilimsel etki değeri sıralamasındaki yeri de oldukça gerilerde. 

 

Akademik çalışmaların yer aldığı uluslararası yayınlar, etki değerine göre Q1, Q2, Q3 ve Q4 olmak üzere dört gruba ayrılıyor. Q1 kategorisi, etki değeri en yüksek dergileri kapsarken Q4 kategorisindekiler etki değeri en düşük dergiler. Q1 kategorisindeki dergilerde yayımlanan çalışmalar daha çok atıf alırken, yani diğer çalışmalarda daha çok referans gösterilirken Q4 kategorisindeki yayınların durumu, bunun tam tersi.

 

Türkiye’de yılda ortalama 35 bin civarında bilimsel makale yayımlanıyor. Bu sayı özellikle yeni üniversitelerin açılmasıyla geçmiş yıllara göre gözle görülür ölçüde artsa da URAP’ın verilerine göre, 2020 yılında içlerinden yalnızca yüzde 21,7’si etki değeri yüksek dergilerde (Q1) yayınlandı. 

 

Bu oran, örneğin, Hollanda’da yüzde 58,9, İngiltere’de yüzde 55,9 iken ABD’de yüzde 53,3 düzeyinde. Türkiye’de Q4 kategorisindeki dergilerde yayınlanan çalışmalar ise yüzde 30’un üzerinde. 

 

“Dünya ortalaması daha çok artıyor”

 

Peki, çalışmaların sayısı artarken, Türkiye neden dünya sıralamasında daha üst sıralara yerleşemiyor? Yükseköğretim üzerine araştırmalar yapan Üniversite Araştırmaları Laboratuvarı (Uni-AR) Koordinatörü Prof. Dr. Engin Karadağ’a göre, bu sorunun yanıtını sadece akademik yetersizliklerde aramak doğru değil. 

 

DW Türkçe’ye konuşan Karadağ’a göre bilimsel yayınların artması olumlu bir gelişme; ancak Türkiye’de kaliteye yeteri kadar önem verilmediğinden dünya sıralamasında oldukça gerilerde kalınıyor:

 

“Biz ne kadar yayınımızı artırsak da dünya ortalaması bizden daha çok artıyor. Hızlanırken geriye düşüyoruz. Kalite meselesinde ise daha geriye düşünüyoruz. Üniversitelerde atama yönetmeliklerimiz hep sayılar üzerine. Artık bunun tam tersi olmalı. Biz akademisyenler, kalite yerine sayıya odaklanıyoruz. Ancak artık kaliteye odaklanmamız gerekiyor.” 

 

Yeni atanan rektörlerin bilimsel makaleleri

 

Nitelik tartışması sadece bilimsel yayınlara özgü değil. Rektörlerin akademik yeterliliği konusundaki tartışmalar, Boğaziçi Üniversitesi’ndeki akademisyenlerin “üniversitenin niteliklerine uymuyor” diye eleştirdiği Melih Bulu’nun, kurumun rektörlük koltuğuna atanmasıyla yeniden gündeme geldi.

 

2021’in Şubat ayında yeni atanan 11 rektörün uluslararası yayın ve aldığı atıflara bakıldığında söz konusu rektörlerin ortalama altı yayını olduğu sonucu ortaya çıkıyor. Tüm dünyadaki araştırma, makale ve atıflarının toplandığı kapsamlı bir veri tabanı olan Web of Science üzerinden bakıldığında, hiç yayını olmayan veya bir yayını olan rektör sayısı yedi iken, söz konusu 11 rektör arasında hiç atıfı olmayan veya yalnızca tek atıf almış altı rektör var. 

 

2019 yılında yaptığı bir araştırmada 71 rektörün uluslararası atfı olmadığını, 68 rektörün ise hiç uluslararası yayını bulunmadığını ortaya koyan Prof. Dr. Engin Karadağ, “Burada karşılaştırma yaparken atanan rektörün ne kadar bilimsel makalesi olduğuna değil, atandığı üniversitenin ilgili fakültesindeki akademisyenlere göre nasıl bir performans sergilediğine bakmak gerekir. Türkiye’de gerçekten çok nitelikli rektörler var. Ancak olmayanlar da var. Hatta bunun daha yaygın olduğunu görüyoruz” diyor.

 

İdari görevleri bulunan rektörlerde akademik yeterliliğin neden önemli olduğu sorusunu yönelttiğimiz, ODTÜ’de rektörlük görevi de yapmış olan Prof. Dr. Ural Akbulut, şöyle diyor:

 

“Rektörler tapu dairesini yönetmeleri için o koltuklara getirilmiyor. Rektörler, üniversiteyi dünyanın en iyileri arasına sokmakla da yükümlü. Dolayısıyla kendisi bilimsel yayın yapmamış olan ya da atıf almamış olan insanın, bunu yapması mümkün değil. Üniversitenin hangi alanlarda atılım yapacağını kavramanız lazım. Siz bilim insanı değilseniz, bunu nasıl anlayacaksınız, hangisine destek vereyim hangisine destek vermeyeyim… Bilimsel yanı zayıf olan rektörün bir üniversiteyi yüksek standartlarda bilimsel bir kurum haline getirmesi dünya çapında mümkün değildir.” 

 

Akademide “kadrolaşma çabaları”

 

Hem rektörlerin akademik olarak yeterli olup olmadığı tartışmasının hem de bilimsel yayınların kalitesindeki düşüşün temelinde “akademideki kadrolaşma sorunu” olduğunu söyleyen İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nden Dr. Mustafa Görkem Doğan’a göre “Dünyada bilim yapılabilmesi için kriterler belli; emirle iş yapılan bir yerde bilim olması mümkün değil.”

 

Kültürel iktidar arzusundan dolayı üniversitelerde kadrolaşmaya çalışan bir ekip olduğunu dile getiren Doğan, “Kendi insanlarını, akademik yeterlilik ve liyakata bakmadan atamaları gerekiyor. Çünkü gerçekten yeterlilikleri yok. Burada temel sorun değerlerin benimsenmemiş olması. Üniversiteler diploma ve sertifika dağıtılan yerler değildir. Üniversiteler, özellikle 19’uncu ve 20’nci yüzyılda önemli sosyal dönüşümlerde rol oynamıştır. Bunu içselleştiremeyen bir ekip var” tespitini yapıyor. 

 

Liyakat ve dil sorunu

 

Aslında Yükseköğretim Kurulu (YÖK) şeffaflık ve liyakat konusunda bazı adımlar atmaya hazırlanıyor. 11 Şubat’ta kamuoyuyla paylaşılan “Akademik Kariyer-Liyakat Platformu” tanıtım toplantısında konuşan YÖK Başkanı Yekta Saraç, “Yeni YÖK olarak kaliteyi, şeffaflığı ve liyakati önceleyerek yeni ve yenilikçi çalışmalarımıza devam ediyoruz. Akademideki atamalara ilişkin şikayetlerin ancak şeffaflık ve liyakati önceleyerek çözülebileceğini, önümüzdeki günlerde liyakat ve ehliyeti öne çıkaracak yeni kararlar alınacağını da ifade etmek isteriz” dedi. 

 

Öte yandan YÖK Başkanı Saraç, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı bir açıklamada, akademik ünvan alırken yabancı dil bilme şartına ilişkin de bir takım değişiklikler yapılabileceğinin sinyalini verdi. 2018 yılında yapılan son değişiklikle birlikte, doçentlik ünvanı alabilmek için dil sınavından alınması gereken asgari dil barajı 65’den 55’e düşürülmüştü. Bu düzenleme, dil bilmeyen daha az nitelikli akademisyenlerin istihdam edildiğine yönelik eleştirilere neden olmuştu. 

 

DW Türkçe’ye konuşan Doğan’a göre de bu tip düzenlemelerin altında yine kadrolaşma gayesi var. Yabancı dil kriteri konusunun çözülmesi zor bir konu olduğunu söyleyen Doğan, “Giderek daha kolay sınavlar yapılıyor. Fakat bu yabancı dil konusu, kadrolaşmadaki en büyük engel olarak gözüküyor. Kadrolaşma ihtiyacından ötürü akademik kriterlerle sürekli oynanıyor. Örneğin rektörlük atamalarında, profesörlerin beş yıl bekleme süresi vardı. Bu değiştirildi. Rektör yapmak istedikleri birini, hızlıca rektör yapabilmek için bu tür değişiklikleri yapıyorlar. Akademik yeterliliği olmayan insanları alacaksınız ama herkesi de almamanız lazım. Uygulamaların nedeni bu” değerlendirmesini yapıyor. 

 

Öğrenci ve akademisyen memnuniyetinde azalma

 

Yaşanan tüm bu sorunlar memnuniyet anketlerine de yansımış durumda. 

 

Uni-Ar’ın ülke genelindeki 192 üniversiteden 39 bin öğrenciyle yaptığı Türkiye Üniversite Memnuniyeti Anketi’ne göre öğrencilerin, öğrenim deneyiminden, akademik destek ve ilgiden ve kurumlarının yönetimi ile işleyişinden duydukları tatmin son yıllarda önemli ölçüde azaldı. 

 

Aynı şekilde Türkiye genelinde 16 bin 624 akademisyenle yapılan “Akademik Ekoloji: Akademisyenlerin Gözünden Üniversiteler” araştırması da akademisyenlerin büyük bir bölümünün üniversitelerinin yönetiminden memnun olmadıkları gibi, yoğun şekilde tükenmişlik hissi ve mutsuzluk yaşadıklarını, üniversitelerine aitlik ve bağlılık hissi beslemediklerini ve kendilerini “orta seviyede akademik olarak özgür” olarak tanımladıklarını gösteriyor. 

 

Akademideki sorunların çözümü için YÖK, Ocak başından bu yana bir dizi projeyi kamuoyuna duyurdu. Bunlar arasında eğitim ve öğretimde dijital dönüşüm çalışmaları ile Anadolu’daki üniversitelerin “kıdemli üniversiteler” ile eşleştirilmesi gibi yeni adımlar var.

 

KAYNAK: DEUTSCHE WELLE TÜRKÇE – DENİZ BARIŞ NARLI

ShareTweet

BENZER HABERLER

Oyundan alınınca çıldırdı: Osimhen’den hocasına olay hareket
Gündem

Adli Tıp Kurumu açıkladı: Sadettin Saran’a yapılan uyuşturucu testinin sonucu belli oldu

2025-12-24
Batman’da bir araca düzenlenen silahlı saldırıda aynı aileden 4 kişi hayatını kaybetti
Gündem

CHP’nin Kurultay davası ertelendi

2025-09-15
Fenerbahçe-Beşiktaş derbisinde lazer tutan taraftar spordan men edildi
Gündem

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD Başkanı Donald Trump ile telefonda görüştü: Rahip Brunson’un iadesini hatırlattı

2025-05-05
“Uçağa alamayız” dedikleri köpeğini havaalanı tuvaletinde öldürdü
Gündem

Üç sandık zaferinin sonu cezaevi oldu: İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu tutuklandı

2025-03-23
On binler Saraçhane’ye akın etti: ‘Görüyor musun Erdoğan, en çok korktuğun şey…’
Gündem

On binler Saraçhane’ye akın etti: ‘Görüyor musun Erdoğan, en çok korktuğun şey…’

2025-03-19
Erdoğan ve Sisi ortak basın toplantısı düzenledi: ‘İki ülke arasında yeni bir sayfa açıyoruz’
Gündem

Erdoğan ve Sisi ortak basın toplantısı düzenledi: ‘İki ülke arasında yeni bir sayfa açıyoruz’

2024-02-14
  • Trendler
  • Comments
  • Son
Fenerbahçe, deplasmandan galibiyetle döndü

Adana Demirspor, Galatasaray maçında sahadan çekildi

2025-02-09
Fatih Altaylı’nın ifadesi: Sayın Cumhurbaşkanını şahsen tanırım, yöneltilen suçlamalar aklımdan dahi geçmedi

Kütahya’da ayakkabının içinde bulundu: Değeri 550 daireden fazla

2025-06-22
5 binada 200 kişi can verdi, sorumlu olanlar 1 gün bile tutuklanmadı

İzzet Ulvi Yönter’e ‘Cevheri Güven’ şoku; sosyal medyada tepki yağdı

2025-02-23
KHK’lı emniyet müdürü hayatını kaybetti

KHK’lı emniyet müdürü hayatını kaybetti

2025-02-10

AKP Grup Başkanvekili Elitaş tarih verdi: EYT düzenlemesi ne zaman hayata geçecek?

0

BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş: Sömürgeciliğin merkezi olan bir ülkedeyiz

0

Akşener'in sözleri CHP'de nasıl yorumlandı?

0

Kılıçdaroğlu, Temel Karamollaoğlu’nu ziyaret etti

0
Kartalkaya’da 78 kişinin öldüğü yangında savcı cezayı fazla buldu, istinafa gitti

Voleybolcu Derya Çayırgan’a İBB gözaltısı: Uyuşturucu soruşturması olduğu iddia edilmişti

2026-01-15
Kartalkaya’da 78 kişinin öldüğü yangında savcı cezayı fazla buldu, istinafa gitti

TÜSİAD’ın yeni başkanı belli oldu

2026-01-15
Kartalkaya’da 78 kişinin öldüğü yangında savcı cezayı fazla buldu, istinafa gitti

Oktay Kaynarca’nın ifadesinde vali detayı: “Devlet adına oradaydı”

2026-01-15
Kartalkaya’da 78 kişinin öldüğü yangında savcı cezayı fazla buldu, istinafa gitti

MHP’li avukat Serdar Öktem suikastinin görüntüleri ortaya çıktı

2026-01-15

Son Haberler

Kartalkaya’da 78 kişinin öldüğü yangında savcı cezayı fazla buldu, istinafa gitti

Voleybolcu Derya Çayırgan’a İBB gözaltısı: Uyuşturucu soruşturması olduğu iddia edilmişti

2026-01-15
Kartalkaya’da 78 kişinin öldüğü yangında savcı cezayı fazla buldu, istinafa gitti

TÜSİAD’ın yeni başkanı belli oldu

2026-01-15
Kartalkaya’da 78 kişinin öldüğü yangında savcı cezayı fazla buldu, istinafa gitti

Oktay Kaynarca’nın ifadesinde vali detayı: “Devlet adına oradaydı”

2026-01-15
Kartalkaya’da 78 kişinin öldüğü yangında savcı cezayı fazla buldu, istinafa gitti

MHP’li avukat Serdar Öktem suikastinin görüntüleri ortaya çıktı

2026-01-15
Haberdar

Gerçekler Sadece Gerçekler

MENÜ

  • SİYASET
  • GÜNDEM
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • SPOR
  • YAŞAM
  • DİĞER

BİZİ TAKİP EDİN

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

Sonuç Yok
Tüm Sonucu Görüntüle
  • SİYASET
  • GÜNDEM
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • SPOR
  • YAŞAM
  • DİĞER
    • GENEL
    • ANALİZ HABERLER
    • BİLİM TEKNOLOJİ
    • ÇEVRE
    • EĞİTİM
    • KÜLTÜR SANAT
    • MAGAZİN
    • MEDYA
    • MODA
    • RÖPORTAJ
    • SAĞLIK
    • SOSYAL MEDYA VE TEKNOLOJİ
    • DÜNYA
    • SPOR

Gerçekler Sadece Gerçekler