
1976’da Doğu Türkistan’ın Turfan ilinde doğan Ali, Uygurlara yönelik devam eden baskılardan kaçarak 2006’da Kazakistan’a göç etti. Burada tekstil ve nakliye gibi farklı iş kollarında çalışarak para kazandığını söyleyen Ali, toplama kampına giden süreci şu sözlerle ifade etti:
“2017’de Kazakistan EXPO organize edilecekti. Öncesinde bir Çin şirketi ortaklık teklif etti ve toplantı için Urumçi’ye davet etti. 2 günlük toplantının ardından ailemi ziyaret etmek istedim. 26 Mart’ta polisler eve geldi ve kafama çuval geçirerek beni tutukladı.”
Çin’in terörist olarak nitelendirdiği kişileri kaçırmakla itham edilen Ali, yakalanıp toplama kampına götürüldükten sonra yaşadığı anları şu sözlerle anlattı:
“Önce iç organlarım muayene edildi. Daha sonra göz muayenesi yapıldı. Ben o zaman ‘Acaba organlarım mı alınacak’ diye bir korkuya kapıldım. Hala o korku içimden gitmedi. Kamptaki koğuşlarda 35-45 arası kişi kalıyorduk. 16 ila 40 yaş arasındakiler çoğunlukla yok oluyordu. Kayboluyorlardı…”
Çin’in eğitim kampları olarak nitelendirdiği toplama kamplarının insanlara zulmetmek için kurulduğunu ifaden eden Ali, burada insanların sahip olduğu bütün alışkanlıkların değiştirilmeye çalışıldığını söyledi.
Ali, “Oralara ‘eğitim kampları’ diyorlar ama ben üniversite mezunuyum. Benim dışımda avukatlar, işadamları, öğretmenler, sanatçılar tutuluyor. Bu eğitimlere ihtiyacımız yok. Orası bir eğitim kampı değil” dedi.
“Orada insan, insan olduğunu unutuyor. Sizin kendi iradenizle yapabileceğiniz hiçbir şey yok. Robot gibisiniz. Size ne komut verilirse onu yaparsınız. Oradaki hayatı tasavvur etmek çok zor” diyen Ali, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Orada en çok, 3 çocuğumun nerede nasıl öldüğümü bilememesinden endişelendim. Eğer buradan sağ-salim çıkabilirsem buradaki zulmü bütün dünyaya anlatmaya kendime söz verdim. Eşimin, akrabalarımın BM’ye ve diğer kuruluşlara başvurması sonucu, Kazakistan vatandaşı olduğum Çin beni bırakmak zorunda kaldı. Eğer Çin vatandaşı olsaydım çıkmam mümkün değildi. Allah’a şükür dışarı çıkabildim ve buradaki zulmü dünyaya anlatabiliyorum. Her fırsatta zulmü anlatmaya çalışıyorum”
Ali, babasını da kampa attıklarını ve orada öldürüldüğünü söyledi.


















