Bu kararların siyasi niteliğinin ağır bastığını söyleyen İfade Özgürlüğü Derneği’nin kurucularından Prof Yaman Akdeniz, Ekim 2020’ye kadar 140 bin URL, 42 bin tweet ve 11 bin Youtube videosunun engellendiği bilgisini paylaştı.
Bu engellemeleri kamuoyuna duyuran derneğin iki içeriğinin de engellendiğini belirten Akdeniz, “Bu söyleşiyle ilgili de bir erişim engelleme tehlikesiyle karşı karşıyayız” ifadesini kullanıyor.
Son dönemde sosyal medya yasası sonrası Türkiye’ye temsilci atamayan tek platform olarak Twitter kaldı.
Gazete Duvar’dan Serkan Alan’ın sorularını yanıtlayan Prof Akdeniz, “Ben temmuzdan bu yana aynı şeyi söylüyorum. Ana hedef, bir numaralı hedef Twitter. Bant daraltma cezasına doğru süreç gidiyor” görüşünü dile getiriyor ve ekliyor:
“Türkiye tarafından zapturapt altına alınmaya çalışılan en önemli platform hangisi diye sorsan bunun cevabı Twitter’dır. Arkasından kim geliyor dersen, Youtube, Facebook ve Instagram denebilir. Dönüp dolaşıp Twitter’a geliyoruz. Twitter’ın istatistikleri de ortada. Twitter’a 2020’nin ilk altı ayında 158 doğrulanmış gazeteci hesabıyla ilgili 333 hesap kapatma talebi gönderilmiş, bunların 142 tanesinin Türkiye’den gönderildiğini söylüyor. Birgün Gazetesi, Sol Haber, Sözcü Gazetesi, HDP Genel Merkezi, Can Dündar, İsmail Saymaz, Barış Yarkadaş’ın sosyal medya hesaplarıyla ilgili toptan kapatma kararı var. Twitter bu kararları uygulamaktan haklı olarak imtina etti. Türkiye’de bir şirket ya da temsilcisi olursa bu kararları uygulamak zorunda kalabilir. Uygulamadığı zaman çok ciddi idari ve adli para cezalarına çarptırılabilir. Hakkında davalar açılabilir. Dolayısıyla kolay kolay buraya geleceklerini düşünmüyorum ama bir sonraki aşamada bant daraltma cezasına doğru süreç gidiyor.”
Hükümet kanadının, sosyal ağların temsilcilik açması yönünde çağrı yaparken, arka tarafta imtiyazlar sağlanacağı yolunda vaatler verildiği iddiasına da değinen Yaman Akdeniz, “Youtube’un, TikTok’un, Facebook’un yaptıkları açıklamalara bakarsan hep bu söylediğini söylüyorlar. Hatta Youtube bazı medya kuruluşlarıyla yaptığı görüşmelerde hep bunu söylemiş. ‘Merak etmeyin, hiçbir şey değişmeyecek. Biz ifade ve basın özgürlüğüne saygılı olarak devam etmeye devam edeceğiz’ mesajını veriyor sosyal medya platformları” diyor.
Bir taraftan tekil olarak bu haberlerin engellenmesi veya çıkartılmasına karar verilirken bir de topyekûn engellenen haber siteleri olduğuna dikkat çeken Akdeniz, “2020 yılı içinde milli güvenlik ve kamu düzeninin korunması amacıyla Oda TV’nin 4 defa, Independent Türkçe’nin dört defa engellendiğini gördük. Kürt haber siteleri üzerinde çok daha ciddi baskı var. Bu zamana kadar Jinnews kadın haber sitesi 27 defa erişime engellendi. Bu site sadece 2020 yılında 9 defa erişime engellendi. Arka arkaya Türkiye’nin dört bir yanındaki hakimlikler aracılığıyla sol ve Kürt haber siteleri toptan engelleniyor. Hatta bu engelleme kararlarında hangi içeriğinden dolayı erişime engellendiği anlaşılamıyor. Burada sistematik bir sansür uygulaması söz konusu” ifadesini kullanıyor.
Öte yandan İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin geçmiş yönetimine ilişkin iddiaları içeren haberlere dair kararları Ulaştırma Bakanı’nın aldırdığını söyleyen Akdeniz, sözlerini şöyle sürdürüyor:
“İstanbul Büyükşehir Belediyesi eski döneme istinaden bir soruşturma açmış, yolsuzluk iddiası var. Bu bir olgu aktarımıdır. Hamza Yerlikaya’yla ilgili olayda da bir iddia yok. Karalama, yalan haber yapma yok. Yerlikaya’nın lise diplomasının sahte olduğuna dair mahkeme kararı var. Mahkeme kararı diplomaya sahte diyor ve haber bunu aktarıyor. Belli bir konuda bütün haberler aynı anda engelleniyor. Bu haberlerin ortak noktası nedir, talep edenin isminin geçmesi. Ama bütün o haberlerde kişilik haklarının ihlali söz konusu değil ki.”