
Anadolu Kültür, açılan bu davayı “hukuksuz” olarak nitelendirdi.
Anadolu Kültür’den yapılan açıklamada, son dönemde bazı basın organlarında çıkan haberlere tepki gösterildi ve bunlarla ilgili yargı yoluna gidileceği belirtildi.
Açıklamada şu ifadeler yer aldı:
“Öncelikle belirtmek gerekir ki, söz konusu haberlere konu olan dava, Türkiye Cumhuriyeti tarihinde, bir şirkete “faaliyetini dernek ve vakıflara benzer şekilde, kâr amacı gütmeden yürüttüğü” gerekçesiyle açılan ilk dava olma özelliği taşımaktadır. Kasıtlı olarak sızdırılan haberler ise, içi boş, delillerden yoksun dava dosyasına gazete kupürü biçiminde, sözde “deliller” sunmak amacıyla “düzenlenmiştir”. Anadolu Kültür A.Ş.’ye karşı açılan fesih davası tamamen hukuksuzdur. Bu dava, Hazine ve Maliye Bakanlığı Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığı (MASAK) tarafından yapılan incelemede, şirketimiz hesaplarında Ceza Kanunları kapsamında suç sayılan herhangi bir hususa rastlanmamış olması nedeniyle, adeta “icat edilmiş” ve yürürlüğe sokulmuştur.”
“Türkiye Cumhuriyeti tarihinde bu talep ile açılan ilk dava olan bu dava, maalesef Türkiye’de hukukun araçsallaştırılmasının önemli örneklerinden biri olmuştur ve bundan sonra da bu şekilde anılacaktır. Sözkonusu dava, Anadolu Kültür’ün kurucusu ve yönetim kurulu başkanı olan Osman Kavala’nın maruz kaldığı hukuksuzluğun devamı niteliğindedir.”
Neden kapatma davası açıldı?
Yeni Şafak’ta yer alan bir haberde, Ticaret Bakanlığı’nın Anadolu Kültür ile ilgili olarak statüsü “şirket” olan ve “ekonomik amaç için kurulmasına” karşın gelirinin büyük kısmını yurtiçi ve yurtdışından yapılan fon, bağış ve hibelerden sağlayıp dernek ve vakıf gibi faaliyette bulunduğu, yani ekonomik amaçlı değil, sosyal amaçlı faaliyet yürüttüğü gerekçesiyle kapatma davası açıldığı belirtilmişti.
Haberde, davanın 17 Ağustos 2020 tarihinde açıldığı da ifade edildi.



















