Haberdar
  • SİYASET
  • GÜNDEM
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • SPOR
  • YAŞAM
  • DİĞER
    • GENEL
    • ANALİZ HABERLER
    • BİLİM TEKNOLOJİ
    • ÇEVRE
    • EĞİTİM
    • KÜLTÜR SANAT
    • MAGAZİN
    • MEDYA
    • MODA
    • RÖPORTAJ
    • SAĞLIK
    • SOSYAL MEDYA VE TEKNOLOJİ
    • DÜNYA
    • SPOR
Sonuç Yok
Tüm Sonucu Görüntüle
  • SİYASET
  • GÜNDEM
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • SPOR
  • YAŞAM
  • DİĞER
    • GENEL
    • ANALİZ HABERLER
    • BİLİM TEKNOLOJİ
    • ÇEVRE
    • EĞİTİM
    • KÜLTÜR SANAT
    • MAGAZİN
    • MEDYA
    • MODA
    • RÖPORTAJ
    • SAĞLIK
    • SOSYAL MEDYA VE TEKNOLOJİ
    • DÜNYA
    • SPOR
Sonuç Yok
Tüm Sonucu Görüntüle
Haberdar
Sonuç Yok
Tüm Sonucu Görüntüle
Ana Sayfa Gündem

Davutoğlu: 'Kitaplara geçecek bir felaket hikayesi yazılıyor'

2021-03-22
Davutoğlu: 'Kitaplara geçecek bir felaket hikayesi yazılıyor'
Share on FacebookShare on Twitter

davutoglu-kitaplara-gececek-bir-felaket-hikayesi-yaziliyor

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, Erdoğan ve AKP’ye yönelik eleştirilerde bulundu ve, “Bu cehalet ittifakı ülkemizi bir felakete sürüklemektedir. Bu cehalet ittifakı demokrasiye, adalete, hukuka, akla ve liyakate açık bir savaş açmıştır. Türkiyemizi hızla uçurumdan aşağı doğru sürüklemektedir” dedi.

 

Partisinin Maltepe 1. Olağan İlçe Kongresinde konuşan Davutoğlu, “Geçen hafta boyunca yaşananlar bu koalisyon iktidarının ülkemizi yönetemediğini açık bir şekilde göstermiştir. Bir bakkalı bile yönetemeyecek ekonomi bilgisiyle bütün kaynaklarımızı, milletimizin alınterini çarçur etmektedirler. Bütün birikimlerimize hiçbir kural, ilke, sınır tanımaksızın saldırmaktadırlar” eleştirisinde bulundu.

 

 

Davutoğlu’nun açıklamalarının satır başları şöyle:

 

“Türkiye bugün itibariyle maalesef bir yol ayrımına gelmiştir.

 

Geldiğimiz noktada artık hiçbir bahaneye sığınmaları mümkün değildir.

 

Milletimizin kaderini kendi ucuz iktidar oyunlarına, cahil ekonomi yönetimine, sistemik yolsuzluk düzenlerine kurban etmelerine, meze etmelerine müsaade edemeyiz.

 

Anahtar sizin elinizde,

 

Anahtar bütün vatandaşlarımızın elinde

 

Çocuklarımızın geleceğinin bu cehalet ittifakının, koalisyon iktidarının elinde oyuncak olmasına müsaade edemeyiz,

 

Bu cehalet ittifakı cehalette, liyakatsizlikte ve çapsızlıkta birbirleriyle yarışmaktadır,

 

Bu cehalet ittifakı hukuksuzlukta, adaletsizlikte, demokrasi düşmanlığında birbirleriyle yarışmaktadır,

 

Birisi Merkez Bankasına saldırmaktadır diğeri demokrasimizin temeli olan siyasi partilere,

 

Birisi insan haklarına saldırmaktadır diğeri en temel hukuki ilkelere,

 

Birisi Anayasa Mahkemesine saldırmaktadır diğeri gururla darbe anayasasının bayraktarlığını yapmaktadır,

 

Birisi gözümüz gibi korumamız gereken Türk Lirasına saldırmaktadır diğeri en temel demokrasi değerlerimize,

 

Türkiye bu koalisyon iktidarını hak edecek hiçbir şey yapmamıştır,

 

Milletimiz bu cehalet ittifakını hak edecek hiçbir şey yapmamıştır,

 

İcat ettikleri ucube Cumhurbaşkanlığı Sistemine geçtikleri günden beri Türkiye’de bir tek gösterge iyiye gitmemiştir,

 

2016’da yüzde 50 ile seçilmiş bir Başbakan’a karşı darbe yapan bu eski Türkiye kafası Türkiye’nin kişi başına gelirini 2004’e götürmüştür.

 

Milli gelirimiz 300 milyar dolar azalmıştır,

 

Bu koalisyon iktidarı eski Türkiye’yi her şeyiyle yeniden diriltmiştir,

 

Buradan açıkça sesleniyorum:

 

Bu Sn. Erdoğan, Türkiye’yi 20 yıl önce en büyük ekonomik iflasa sürüklemiş olan Sn. Bahçeli ile birlikte bir kez daha ekonomik iflasa sürüklemiştir,

 

Buradan bütün milletimize, ülkesini seven, vatanı için gözünü sakınmayacak herkese seslenmek istiyorum,

 

Türkiye bir yol ayrımına gelmiştir,

 

Milletimizi birbirine düşürmek için her gün yeni bir kriz icat eden,

 

Milletimizin farklılıklarına düşmanca saldıran,

 

Milletimizin bir arada ve barış içerisinde yaşama iradesine saygı duymayan,

 

Eski Türkiye vesayet rejiminin icat ettiği anti-demokratik elbiseyi yeniden herkese zorla giydirmeye çalışan,

 

Ülkemizi bir garnizona, milleti de sessiz yığınlara çevirmeye çalışan,

 

Milletin cebindeki paraya, alnındaki tere, aklındaki fikre cahilce saldıran,

 

Ağzını açanı terörist, düşüncesini ifade edeni hain, cehaletlerini eleştirenleri düşman ilan eden bu iktidarla Türkiye’nin gideceği bir yer bulunmuyor,

 

Açıkça söylüyorum, Bahçeli Türkiye’yi 20 yıl önce nasıl iflasa sürüklediyse bugün de ekonomik ve demokratik iflasa sürüklemiştir,

 

Yapılacak ilk seçimde Türkiye bu koalisyon iktidarından kurtulmalıdır.

 

Sayın cumhurbaşkanı “biz gündemin peşinden gitmeyiz, gündemi biz belirleriz” demişti ya hani.
İşte buyrun size yeni Türkiye gündemi. Deliler kuyuya taş atar, kırk akıllı çıkaramaz, misali!

 

İşte yine bir gece yarısı operasyonu, yine meteor yağmuru

 

Sn Erdoğan “Damat kadar başınıza taş düşsün” demişti.

 

Bedduası tutsun diye elinden geleni ardına koymuyor.

 

Bitmiyor bu ülkenin bunlarla imtihanı.

 

Damadı göndermişti, akıllandılar zannettik.

 

Güven oluşuyor, az da olsa portföy yatırımlar girecek, kur geriliyor, dedik ama yine sayelerinde başa sardık.

 

2016’da görevi bıraktığımızdaki ekonomik değerler korunsaydı bile 1 trilyon kara geçecektik, kişi başına 3500 dolar gelirimiz olacaktı

 

Ama sayelerinde ne at izi ne it izi, eski çağlardan kalma dinazor izlerine mahkum edildik.

 

Ne ortak akla yanaşıyorlar, ne de stratejik planlamaya

 

Deneme-yanılma, diyeceğiz o da yok.  

 

Faiz düşerse enflasyon düşer teorisini ispat için önce 128 milyar dolar rezerv yaktılar

 

Enflasyon da fırladı, işsizlik de patladı.

 

Bitmiyor bunların propagandaları. Bunlara kalsa, Salgında bile dünya çökerken biz uçacaktık.

 

Öyle bir sistem kurdular ki; MB Başkanı bile görevden alındığı için müteşekkir.

 

Neler çektiyse, “Çok şükür ki çıktım bu sistemden” diye Allah’a dua ediyor; en tepedekine minnetlerini arz ediyor.

 

Ne kurumlar kaldı, ne de kurallar! 

 

İki gün üst üste tutarlı olsalar kabuslarla uyanıyorlar. Kalkar kalkmaz da patlatıyorlar operasyonu. 

 

Sn. Erdoğan değil miydi Naci Ağbal’ı atamasının ardından, “piyasalar bayram ediyor” müjdeleri veren.

 

Sizler damadın gidişine halay çekerken o da gelenleri övmüyor muydu?

 

Enflasyonu aşağı çekmeyi çalışacağını söyleyerek bir aydınlanma yaşadığını ortaya koymamış mıydı?

 

Ne demek enflasyonun aşağı çekilmesi? Fiyatların düşmesi ve istikrar kazanması demek.

 

Sizlerin çarşı pazara başınız dik girip çıkmanız, Pazar arabanızı doldurmanız demek.

 

Çocuklarınızın suratına bakacak yüzünüz olması demek.

 

Peki şimdi ne oldu da bundan vazgeçildi?

 

Amerika mı tehdit etti?

 

Çin, “bak sen enflasyonu düşürürsen Uygurlara yapmadığımı bırakmam” dedi de bunların da çok ağırına mı gitti?

 

Yoksa piyasalar damadın gidişine sevindiği için şimdi de onları cezalandırma kararı falan mı aldınız? 

 

Genelde başarılı görünen bir bürokrat, Rabbine dua ediyor görevden alındığı için.

 

Ha başarı dediysek. Zaten görevi damadın yakıp yıktıklarını tamir etmekti. 

 

Herkesin kral çıplak dediği meseleyi hayata geçirmekti. 

 

Başarı bu. Zaten fazlasını beklemek de haksızlık olurdu.

 

Ülkenin başına damat gibi bir meteor düşmüş. O da harabeyi temizlemeye çalışıyordu.

 

Peki ne oldu da bu yoldan dönüldü? Acaba Sn. Erdoğan hangi kabusu gördü de gece kalkıp mancığını taşlarla doldurdu.

 

Sn Naci Ağbal 1 puan değil de 2 puan faiz artırınca buna mı bozuldu?

 

Yoksa “şu 128 milyar dolar nereye uçtu gitti bir de ben araştırayım” dedi de operasyona mı maruz kaldı?

 

Faiz ile kur arasına sıkışan bir çaresizlik sendromuna soktular sistemi. Şimdi de debelenip duruyorlar.

 

Bu son operasyonun ardından da şimdi kur şokları bekleniyor. 

 

Dün geceden itibaren Asya piyasalarından başlayarak TL’na duyulan güvendeki azalmayı ve yaşanan kur şokunu hepimiz görüyoruz. 

 

Ülkenin kaderini bir insanın iki dudağı arasına sıkıştıran, her geçen gün bizi biraz daha içimize kapatan, fakirleştiren, gençlerimizin iş bulma umudunu körelten, hesap vermeyen, şeffaf olmayan bu ucûbe cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi ve bu sistemin yarattığı otoriter iklim ülkeyi yeni bir kur krizinin hatta belki de sonu derin bir ödemeler dengesinin eşiğine getirdi.

 

Merkez bankasına Başkan atamayı herhangi bir devlet kurumuna şube müdürü atamak zanneden, 20 ayda 4. Başkanı atayan, ideolojik saplantılarla para, kur, bankacılık ve faiz yöneten iktidar bir gecede ülkeyi yüzde 10 a yakın küçülttü.

 

Ülkenin değeri pula dönmüş varlıklarını daha da ucuzlattı, garibanın doğalgaz elektrik faturasını daha da şişirdi, sofrasındaki ekmeği daha da küçülttü. 

 

Artık Türkiye yerli ve yabancı hemen tüm yatırımcıların bütün ilgi ve alakasını, güvenini yitirmiş bir ekonomiye dönüştü sayelerinde. 

 

İkide bir kendinden şüphesi olan çocuklar gibi piyasalara liberal politikalardan vazgeçmeyeceğiz diyerek bankalardan para çekilişini durdurmaya çalışan yeminler ediyorlar.

 

Hala isimler üzerinden konuşuyorlar meseleleri. 

 

Sorun isimlerde değil. 

 

Bu ülkeye son 4 yılda Nobel ekonomi ödülünü almış akademisyenleri getirin onlar bile 1-2 ay içinde ya görevden alınır ya da kaçıp gider bu kara cahil siyaset aklı nedeniyle.

 

Kim alacak bunun sorumluluğunu? Ya da kim engelleyecek bunu? 

 

Öyle bir dertleri yok ki, “saldık çayıra mevlam kayıra” diyecekler adını da serbest kur rejimi koyacaklar!

 

Mesele faiz falan değil; mesele siyaset, mesele bunların iç çekişmeleri. 

 

Mesele saray entrikaları. Mesele ortaklar arası pazarlıklar. 

 

Yoksa Faiz ise hepimiz faize karşıyız. 

 

Kim ister faiz sistemini? 

 

Kim ister halkın enflasyon karşısından ezilmesini? 

 

Ama bu cahiller yüzünden, enflasyon dünyada 1-2’lerde gezerken bizde 19.

 

Bunun sorumlusu kim?

 

Yıllarca Faiz lobilerine çatar gibi yaptılar ama asıl faiz lobisi bunlar!

 

Faiz ödemelerimiz 3 kat arttı. 60 milyardan, 180 milyara çıktı.

 

Esas Faizci kim? Esas lobi kim?

 

“Ülkeyi bu hale kim getirdi?” soruyorum size?  

 

Aziz kardeşlerim,

 

Bunlar öyle bir sistem kurdular ki, medyaları hem savcı hem hakim,

 

Aynı medya hem iktidar hem muhalefet.

 

Bir-iki gün önce kendilerine yakın bir medya organı kavgada ağza alınmayacak şeyler söyledi Sn Ağbal hakkında.

 

Yahu bu nasıl iştir? Onca muhalefet partisi böyle muhalefet yapmıyor; bunlar her tür yönteme tevessül etmekten kendilerini alamıyorlar.

 

Bunlar sağa sola felaket tellalı derken, asıl felaket tellallığını kendileri yapıyorlar.

 

Bunun özeti şu: Demokrasi olmayınca, ortak akıl olmayınca, mekanizmalar kurumlar işlemeyince, ülke saray operasyonlarıyla yönetiliyor.

 

Medyaları itibarsızlaştırma faaliyeti yürütüyor. Ardından aynı medyada kalemşörlük yapan birisi MB Başkanının yerine tayin ediliyor.

 

Meteor damadın geri dönüşüne yol yapacağım, dönüşü muhteşem olacak diye başarılı bürokratlar işte böyle harcanıyor.

 

Kimse bu gelişmeyi öyle basit bir bürokrat değişimi olarak görmemelidir. 

 

2019 yılında yaptıkları, yurt dışı swap piyasasının garabet bir kararla kapatılmasının ardından bu ülkeye yaptıkları ikinci büyük kötülüktür bu.

 

Peki şimdi ne olacak?

 

Bakın size anlatayım bundan sonraki muhtemel gelişmeleri. 

 

Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminden bu yana geçen 33 ay içinde dördüncü TCMB başkanı atandı.

 

Yeni TCMB başkanının 2020 Kasım öncesi Berat Albayrak tarafından uygulanan politika setine geri döneceğini düşünüyoruz.

 

Gelinen noktada yabancı sermaye açısından Türkiye artık “gecelik” işlem bile yapılamayacak kadar kırılgan ve güvenilmez bir ülke konumuna düştü.

 

Finansal piyasaları ve bankacılık sektörünü zor bir dönem bekliyor. 

 

Türk Lirası çok kısa bir sürede yüzde 10’un üzerinde  bir kayıp yaşayabilir. 

 

TL’de oluşacak değer kaybı, enflasyon dinamiklerini çok hızlı yukarı taşıyacaktır. 

 

Bu nedenle artık yüzde 20’nin üzerinde bir enflasyonu görme ihtimalimiz çok yüksek. 

 

Yeni başkan buna rağmen göreve geliş amacı doğrultusunda “faiz indirme” deneyine girişecek. 

 

Ardından daha önce Berat Albayrak döneminde yapıldığı gibi döviz satışına başlayabilir. 

 

Bu da zaten (-47) milyar$ a düşmüş swap sonrası net rezervleri daha da düşürecek.

 

Bankacılık sisteminin mevduatlarının yüzde 55’i yabancı para cinsinden. 

 

Bu nedenle bankaların yabancı para mevduatları tutabilmek için faizleri çok yükselttiğini göreceğiz. 

 

Ancak buna rağmen sermaye çıkışları yaşanacaktır. 

 

Hem yurtiçi hem yabancı sermaye çıkışlarının Türkiye’yi yeni bir “içe kapanma” dönemine götüreceğini düşünüyoruz. 

 

Bu da maalesef ülkeyi 2021 yılında da, kendi grubundaki ülkelerle karşılaştırıldığında çok derin bir “fakirleşmeye” götürecektir.

 

Yeni başkanın hem kurlarda oluşacak yükseliş, hem de enflasyon beklentilerinde oluşacak yükselişe karşın elinde kullanabileceği ne faiz ne de rezerv silahı olacak. 

 

Son 4 ayda yabancı yatırımcılardan giren 20 Milyar$’ın yeni atama ile önemli kısmının çıkması beklenmekte. 

 

Buna ilaveten yurtiçi tasarruf sahiplerinin döviz talebi ve dış finansmanda oluşacak “borç döndürme” açığı nedeniyle döviz ihtiyacı olacak. 

 

Bankalardaki sorunlu alacaklar kur ve faizlerdeki artış nedeniyle zaten artmakta. 

 

Tüm bu nedenlerle zaten son 3 senedir büyük “itibar açığı” olan, “cari açığı ve “bütçe açığı” büyüyen Türkiye’nin, önümüzdeki dönemde ciddi bir “Finansal istikrar” ve “ödemeler dengesi” sorunu yaşama riski oldukça arttı.

 

Sorunların ana kaynağı “tek adam” rejimine dönüşen Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi. 

 

Bir G-20 ülkesinin yönetim kalitesinin kısa sürede nereden nereye gelebileceği konusunda Türkiye maalesef ileride kitaplara konu olacak  bir “felaket hikayesi” yazmakta.

 

Kurdukları düzen ayakta kalsın diye bunların yapmayacakları saçmalık yok. 

 

Zira bunların tek gündemleri seçim, tek hedefleri iktidar için kuralları değiştirmek.

 

O yüzden bunlar, Naci Ağbal rüyasını kabusa çevirerek Ekonomi Paketini, Parti kapatma ve Gergerlioğlu trajedisiyle İnsan Hakları Eylem Planını çöpe attılar.

 

4 aylık tiyatroları da böylelikle sona erdi. Bunların en iyi yol bildikleri yol bu !! 

 

Bunların hayalleri 2053; Gerçekleri 1994.

 

İSTANBUL SÖZLEŞMESİ

 

TCMB operasyonunu maskelemek için aynı gece İstanbul Sözleşmesini de iptal ettiler.

 

Sn. Erdoğan ne oldu da başbakanlığınız döneminde bizzat kendi imzanızla yürürlüğe giren bir belgeyi çöpe attınız?

 

Hele bir açıklayın bize sebebini?

 

Baktınız millet ikiye bölündü;

 

Baktınız bu işte ekmek var;

 

Baktınız yandaşlar-karşıtlar diye toplum ikiye ayrışıyor;

 

Bundan ala fırsat mı olur deyip aklınızca kaçan muhafazakar oyları konsolide edeceğinizi sandınız!

 

Yahu siz kimi kandırdığınızı zannediyorsunuz?

 

“Cambaza bak” diyerek kaçacak olanları da bloke etmeye mi çalışıyorsunuz?

 

Beyler, siz yanlış hesaplamışsınız o seçmenin kaçma sebebini!

 

Onlar tam da sizin samimiyetsizliğiniz, ikiyüzlükleriniz, dün dediklerinizden ertesi gün çark etmenizden ötürü kaçtılar!

 

O seçmenin sizden kaçma sebebi Adaletsizliklerdir! Yolsuzluklardır! Sizin kötü ekonomi yönetiminiz sayesinde oluşan yoksulluktur! 

 

Siz bunlardan tevbe etmedikçe; cahilliklerinize, zulümlerinize son vermedikçe o insanların sizin kurnazlıklarınıza kanıp gemiyi terk etmekten vazgeçeceğini mi sanıyorsunuz?!

 

Sizin ucuz ayak oyunlarınıza, sahte politikalarınıza, artık insanların karnı tok.

 

Onlar sizin kendileri için değil, damadınız için nasıl çırpındığınızı iyi görüyor!

 

Onlar sizin 5 müteahhit için nasıl gözünüzün karardığını görüyor!

 

Onlar iktidarınızı korumak için dış politikada ne türden tavizler vereceğinizi merakla izliyor.

 

Siz vatandaşı kendiniz gibi cahil, kendiniz gibi vicdansız mı sandınız?

 

Onların, hayali dizilerinizde Abdülhamid’e elçi tokatlattırıp, İnsanlık suçu işleyen Çinlilerden nasıl fırça yediğinizi görmediklerini mi zannediyorsunuz?

 

Çok mu rahatsızdınız altına imza attığınız İstanbul Sözleşmesi’nden.  

 

Giderdiniz Avrupa Konseyi’ne. Tartışmaları bertaraf edecek şerhler düşer, yorum beyanlarında bulunurdunuz olur biterdi.

 

HDP’NİN KAPATILMASI DAVASI

 

Bu ülke yakın zamana kadar partiler çöplüğü haline gelmişti hatırlarsınız.

 

Refah Partisi’nin kapatılması, Fazilet Partisi’nin kapatılması, AK Parti hakkındaki kapatılma davasını hep birlikte yaşayıp, gördük.

 

Ne hissetmiştik? Hangi duygularla bakmıştık partilerimizi kapatan ve kapatmaya çalışanlara? 

 

Üstelik defalarca “siyasi partiler kapatılmamalıdır” diyen, partileri kapatmayı zorlaştıran düzenlemelerin altında imzası olan Sn Erdoğan değil miydi?

 

Sorun şu ki; MHP ile gizli koalisyon AK Parti’nin bütün kodlarını tarumar etti.

 

Bakın Gizli Koalisyonun küçük ortağı bir kayyum gibi oturduğu iktidar tahtında,

 

Erdoğan’a iktidarında gerçekleştirdiği demokratik adımları tek tek geri aldırıyor.

 

O zaman kürsülerden bağıra çağıra karşı çıktığı tüm özgürlük ve demokrasi atılımlarını AK Parti iktidarı sayesinde bir bir toprağa gömüyor.

 

Erdoğan ve AK Parti, geçmişte bizim de katkılarımızla atılmış doğru adımların, politikaların hergün birinden vazgeçiriliyor. 

 

Ve bu yıkım, bu deformasyon, bu tahrip sizlerin ve bizlerin gözü önünde, “Ben yaptım oldu” emrivakisiyle hayata geçiriliyor. 

 

Türkiye yokuş aşağı, siyasi, ekonomik, kurumsal, kimliksel, her alanda çok ciddi bir kriz sürecine doğru ilerliyor.  

 

Türkiye’nin siyasi gündemini, önceliklerini, politikalarını Erdoğan ve AK Parti değil, Bahçeli belirliyor. 

 

Barajın altına düşmüş, hatta yüzde 5-6’larda görünen bir partiye ve binli oranlarda oy alan marjinal bir başka partiye koca memleket teslim edildi. 

 

Bu en başta Erdoğan’a ve AK Parti’ye oy vermiş seçmene saygısızlıktır. 

 

O seçmeni aldatmaktır. Onları yaralamaktır.

 

Geçmişleriyle, gelenekleriyle, hassasiyetleriyle, beklenti ve kimlikleriyle bugüne dek bir empati kurmamış,

 

Aksine kendi ideolojik yaklaşımlarını inatla bu ülkenin açılımları önüne engel olarak koymuş marjinal bir anlayışa onları mahkum etmektir.

 

Erdoğan ve AK Parti resmen kendilerine oy vermiş milyonlarca vatandaşımızın temsil yetkisini Bahçeli’ye devretmiş durumdadır. 

 

Bahçeli “af çıkmalı” diyor, af çıkıyor. 

 

Bahçeli “seçim yasası değişmeli” diyor, seçim yasasını değiştirme hazırlıkları başlıyor. 

 

Bahçeli “reforma ne gerek var” diyor, Erdoğan reformdan vazgeçiyor. 

 

Bahçeli “HDP kapatılmalı” diyor, Erdoğan HDP’nin kapatılmasına rıza gösteriyor. 

 

Bahçeli’nin HDP ile öğrenci andını birlikte zikreden açıklamalarının hiçbirinin milliyetçilikle, vatanseverlikle bir alakası yoktur. 

 

Öğrenci andı 2013’te zaten kaldırılmıştı. 

 

HDP de 2013 yılından beri mevcut olan bir parti. 

 

Peki sormak gerekmez mi “Bunlar bugün mü Bahçeli’nin aklına geldi?” diye. 

 

Bunların bugün gündeme getirilmesinin tek nedeni, MHP’nin oy kaybediyor olmasıdır. 

 

Bahçeli oy kaybını toplumsal barışı bozarak, toplumu ayrıştırarak, gerilimi arttırarak durdurmaya çalışıyor. 

 

Parti kapatma girişimi tam anlamıyla Türkiye’ye kötülük projesidir,

 

Siyasetin alanını daraltıp Kandile ve İmralı’ya alan açma projesidir.

 

İmralı’dan mektup getirerek ya da Kandil’in temsilcisi Osman Öcalan’ı TRT’ye çıkararak seçim kazanmaya çalışanlar bugün de Kandil’in ve İmralı’nın ekmeğine yağ sürecek adım atma peşindeler.

 

İstiyorlar ki, siyasal farklılıklar terörize edilsin ve kutuplaşma üzerinden iktidarlarını korusunlar!

 

Parti kapatma geçmişte defalarca yaşanmış, zerre demokrasi perspektifi, zerre siyasal aklı, zerre sorumluluğu olanın uzak durması gereken bir iştir.”

ShareTweet

BENZER HABERLER

Oyundan alınınca çıldırdı: Osimhen’den hocasına olay hareket
Gündem

Adli Tıp Kurumu açıkladı: Sadettin Saran’a yapılan uyuşturucu testinin sonucu belli oldu

2025-12-24
Batman’da bir araca düzenlenen silahlı saldırıda aynı aileden 4 kişi hayatını kaybetti
Gündem

CHP’nin Kurultay davası ertelendi

2025-09-15
Fenerbahçe-Beşiktaş derbisinde lazer tutan taraftar spordan men edildi
Gündem

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD Başkanı Donald Trump ile telefonda görüştü: Rahip Brunson’un iadesini hatırlattı

2025-05-05
“Uçağa alamayız” dedikleri köpeğini havaalanı tuvaletinde öldürdü
Gündem

Üç sandık zaferinin sonu cezaevi oldu: İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu tutuklandı

2025-03-23
On binler Saraçhane’ye akın etti: ‘Görüyor musun Erdoğan, en çok korktuğun şey…’
Gündem

On binler Saraçhane’ye akın etti: ‘Görüyor musun Erdoğan, en çok korktuğun şey…’

2025-03-19
Erdoğan ve Sisi ortak basın toplantısı düzenledi: ‘İki ülke arasında yeni bir sayfa açıyoruz’
Gündem

Erdoğan ve Sisi ortak basın toplantısı düzenledi: ‘İki ülke arasında yeni bir sayfa açıyoruz’

2024-02-14
  • Trendler
  • Comments
  • Son
Fenerbahçe, deplasmandan galibiyetle döndü

Adana Demirspor, Galatasaray maçında sahadan çekildi

2025-02-09
Fatih Altaylı’nın ifadesi: Sayın Cumhurbaşkanını şahsen tanırım, yöneltilen suçlamalar aklımdan dahi geçmedi

Kütahya’da ayakkabının içinde bulundu: Değeri 550 daireden fazla

2025-06-22
5 binada 200 kişi can verdi, sorumlu olanlar 1 gün bile tutuklanmadı

İzzet Ulvi Yönter’e ‘Cevheri Güven’ şoku; sosyal medyada tepki yağdı

2025-02-23
KHK’lı emniyet müdürü hayatını kaybetti

KHK’lı emniyet müdürü hayatını kaybetti

2025-02-10

AKP Grup Başkanvekili Elitaş tarih verdi: EYT düzenlemesi ne zaman hayata geçecek?

0

BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş: Sömürgeciliğin merkezi olan bir ülkedeyiz

0

Akşener'in sözleri CHP'de nasıl yorumlandı?

0

Kılıçdaroğlu, Temel Karamollaoğlu’nu ziyaret etti

0
Mazlum Abdi, ateşkes kararı sonrası konuştu: Şam’a gidiyoruz, kazanımlarımızı korumak için elimizden geleni yapacağız

Şehir hastanelerinde ‘Ücretsiz’ vaadi rakamlara takıldı: 6 hastanenin bedeli 120 milyar TL

2026-01-19
Prof. Dr. Bektaş Marmara’nın altındaki ateşi açıkladı: Deprem tahminlerini kökten değiştirebilir

Prof. Dr. Bektaş Marmara’nın altındaki ateşi açıkladı: Deprem tahminlerini kökten değiştirebilir

2026-01-19
Mazlum Abdi, ateşkes kararı sonrası konuştu: Şam’a gidiyoruz, kazanımlarımızı korumak için elimizden geleni yapacağız

3 kıtaya tur düzenleyen turizm devi iflas etti: Uçuş rezervasyonları iptal edildi, para iadesi yapılmayacak

2026-01-19
Mazlum Abdi, ateşkes kararı sonrası konuştu: Şam’a gidiyoruz, kazanımlarımızı korumak için elimizden geleni yapacağız

Patronlardan Saray’a peş peşe ziyaret: Bu kez Sabancılar gitti

2026-01-19

Son Haberler

Mazlum Abdi, ateşkes kararı sonrası konuştu: Şam’a gidiyoruz, kazanımlarımızı korumak için elimizden geleni yapacağız

Şehir hastanelerinde ‘Ücretsiz’ vaadi rakamlara takıldı: 6 hastanenin bedeli 120 milyar TL

2026-01-19
Prof. Dr. Bektaş Marmara’nın altındaki ateşi açıkladı: Deprem tahminlerini kökten değiştirebilir

Prof. Dr. Bektaş Marmara’nın altındaki ateşi açıkladı: Deprem tahminlerini kökten değiştirebilir

2026-01-19
Mazlum Abdi, ateşkes kararı sonrası konuştu: Şam’a gidiyoruz, kazanımlarımızı korumak için elimizden geleni yapacağız

3 kıtaya tur düzenleyen turizm devi iflas etti: Uçuş rezervasyonları iptal edildi, para iadesi yapılmayacak

2026-01-19
Mazlum Abdi, ateşkes kararı sonrası konuştu: Şam’a gidiyoruz, kazanımlarımızı korumak için elimizden geleni yapacağız

Patronlardan Saray’a peş peşe ziyaret: Bu kez Sabancılar gitti

2026-01-19
Haberdar

Gerçekler Sadece Gerçekler

MENÜ

  • SİYASET
  • GÜNDEM
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • SPOR
  • YAŞAM
  • DİĞER

BİZİ TAKİP EDİN

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

Sonuç Yok
Tüm Sonucu Görüntüle
  • SİYASET
  • GÜNDEM
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • SPOR
  • YAŞAM
  • DİĞER
    • GENEL
    • ANALİZ HABERLER
    • BİLİM TEKNOLOJİ
    • ÇEVRE
    • EĞİTİM
    • KÜLTÜR SANAT
    • MAGAZİN
    • MEDYA
    • MODA
    • RÖPORTAJ
    • SAĞLIK
    • SOSYAL MEDYA VE TEKNOLOJİ
    • DÜNYA
    • SPOR

Gerçekler Sadece Gerçekler