T24 yazarı Gökçer Tahincioğlu, “Yüzleşme” köşesinde 6 Şubat depremlerine dair dehşet verici bir ihmali ve hukuki süreci kaleme aldı. Habere göre, deprem sırasında yıkılmayan ancak elektrik ve oksijen sistemleri çöken hastanelerde, yoğun bakım hastalarının “boğularak” hayatını kaybettiği iddia ediliyor.
Sistemsel İhmal ve Teknik İflas
Tahincioğlu’nun aktardığı detaylar, felaketin sadece enkaz altında değil, “güvenli” liman olması gereken hastanelerde de sürdüğünü gösteriyor:
- Jeneratör ve Oksijen Arızası: Binalar ayakta kalmasına rağmen, jeneratörlerin devreye girmemesi ve merkezi oksijen sistemlerinin çalışmaması nedeniyle cihazlara bağlı hastalar havasız kaldı.
- Ölüm Nedeni: Haberde, bu hastaların depremden değil, yaşam destek ünitelerinin teknik yetersizliği sebebiyle hayatını kaybettiği vurgulanıyor.
Hukuki Engel: “Yeni Delil” Kabul Edilmedi
Haberin en can alıcı noktası ise yargı süreci. Ailelerin ve avukatların sunduğu, bu teknik kusurları kanıtlayan raporlar mahkeme tarafından “yeni delil” olarak değerlendirilmedi. Tahincioğlu, yargının odağını sadece bina müteahhitlerine çevirdiğini, ancak hastane yönetimlerinin ve ilgili bakanlıkların idari sorumluluklarının dosyalara dahil edilmediğini belirtiyor.
“Yüzleşme” Beklentisi
Tahincioğlu, bu durumun bir “cezasızlık” kültürü yarattığına dikkat çekerek, kamu görevlilerinin sorumluluğunun sorgulanmadığı bir sürecin gerçek bir adalet getirmeyeceğini ifade ediyor. Aileler ise, yakınlarının neden kurtarılamadığına dair somut bir yanıt ve sorumluların yargılanmasını bekliyor.
















