
Yoksulluk seviyesinin arttığı raporlanmaya devam ederken, vatandaş da “Daha önce böylesi bir yoksullukla karşılamamıştık” diyor.
BirGün gazetesinde Rıfat Kırcı ve Havva Gümüşkaya imzasıyla yayımlanan haberde, İstanbul’un göbeğinde, Kuştepe mahallesinde oturan Nuran ve Şerif Pil çiftinin görüşlerine yer veriliyor.
Şerif Pil 60 yaşında, bebek yeleği ve gözlük satarak para kazanmaya çalışıyor. Nuran Pil ise 56 yaşında, kronik rahatsızlıklarından dolayı çalışamıyor.
Haberde aktarılana göre, e giren tek düzenli gelir Nuran Pil’in aldığı 565 liralık engelli maaşı.
Ülkede 4-5 senden beri ekonomik kriz olduğunu söyleyen Şerif Pil, “Ama insanlar pandemi döneminde daha iyi anlıyorlar. Zor şartlar altında geçinmeye çalışıyoruz” diyor ve ekliyor:
“Daha önce Allah sonumuzu hayretsin diyorduk, şimdi Allah taksiratımızı affetsin diyoruz. Çünkü artık isyan etmeye başladık. Böyle gideceğini sanmıyorum.

Pandeminin Kuştepe’ye etkilerinden de bahseden çift, mahallede 20 bin kişinin yaşadığını belirterek şunları kaydediyor:
“Bizim mahallemiz kozmopolit bir yer. Burada öyle varlıklı insan bulmak zor. Çoğu bugün bulduk bugün yedik şeklinde yaşayan insanlar. Roman vatandaşların yoğunlukta yaşadığı bir semt. Buradakilerin çoğu esnaftır. Boya atölyelerinde çalışırlar. Pandemi döneminde hepsinin durumu vahim. Kadınlar ev işlerine giderdi şimdi onlar da gidemiyorlar. Buradaki insanlar her şeye muhtaç. Yokluktan gayri meşru işler yapmaya başlıyorlar. Kimse hayatından memnun değil. İnsanların artık AK Parti’ye güveni de kalmadı. 5-6 sene öncesine göre 180 derece değişen insanlar var. Mesela bir komşumuz vardı, koyu AK Partiliydi şimdi sohbet ediyoruz, bambaşka konuşuyor. Bugün seçim olsa birinci parti çıkacağını zannetmiyorum.”
Nuran Pil, mahallenin genel ekonomik durumunu şöyle özetliyor:
“Burada çoğunlukla çiçek satanlar, ev işlerine gidenler var. Çiçek satmaya yollara gidiyorlar. Günlük eline ne geçerse. Parayı kazanıp da kenara koyabilen insan yok burada. Tavuk alıyorduk eskiden o da pahalandı. Peynir de alınmıyor artık lüks oldu. Biz iki kişi olduğumuz halde alamıyoruz.”
“Ne yiyip, ne içiyorsunuz” diye sorulan Nuran Pil, TV ünitesinin altındaki dolabı gösteriyor. Bakliyat türü kuru gıda ve un var birkaç paket. Belediyeden gelen sosyal yardım olduğunu anlatan Nuran Pil, “Ben genellikle bunları pişiriyorum. Büyükşehirden 100 liralık sosyal yardım kartı var. Onunla da bir şey alamıyoruz ki. Sosyal yardım olmazsa bunların hiçbirini alamayız. Bir teneke yağ 80 lira olmuş. Et alamıyorsun zaten. Ayda iki sefer kıyma alırsak işte yemeklere katıyoruz. Et kokusu gelsin yeter diyorum. Buzdolabının fişini çekiyorum. Yok ki içinde bir şey, niye çalışsın elektrik yaksın” ifadesini kullanıyor.
Öte yandan çoğu kişinin koronavirüs hastalığını gizlediğini söyleyen Nuran Pil, “Mecbur dışarı çıkıyor, çalışıyor insanlar ne yapsın” görüşünü dile getiriyor.
“Kimsenin hayatından memnun olmadığını” söyleyen Pil, sözlerini şöyle sürdürüyor:
“Nasıl memnun olsun ki düşünün sabah kalkıyor, alıyor kucağına çiçeğini yola çıkıyor. Günde 100 lira kazanamıyor. Pazara gitsen 4 parça bir şey alsan bitiyor o para. O parayla evine yemek mi alsın, çocuklarına bez mi alsın? Aşağıdaki bakkalda tane ile bez satılıyor. Markasına kalitesine göre koymuş adam, 1 lira ya da 1 buçuk lira arasında tanesi. Günde bir tane bez alıyorlar. Belediye daha önceden dağıtıyordu ama şimdi bez dağıtmıyor. Halk ekmek alıyoruz, ucuz diye. O da yetişebilirsek, hemen bitiyor ekmek, kalmıyor.”

















