Ekonomim Gazetesi’nden Yener Karadeniz’in haberine göre; Türkiye ekonomisinin lokomotif sektörlerinden tekstil ve hazır giyim, yüksek maliyetler ve talep daralması nedeniyle zor günler geçiriyor. 2025 yılının ilk 10 ayında sektörden 4 bin 621 şirket silinirken, istihdam kaybı 100 bin sınırına dayandı.
Türkiye’nin ihracat ve istihdam deposu olan tekstil ve hazır giyim sektörleri, 2025 yılında tarihinin en zorlu dönemlerinden birini yaşıyor. Ekonomim tarafından paylaşılan verilere göre; artan üretim maliyetleri, finansmana erişim engelleri ve küresel pazarlardaki durgunluk, sektörde hem şirket kapanmalarını hızlandırdı hem de devasa bir işsizlik dalgasına yol açtı.
İstihdamda “Ekim” Depremi
Gazeteci Yener Karadeniz’in derlediği verilere göre, 2024 yılının sonunda 959 bin 395 olan toplam çalışan sayısı, 2025 Ekim ayı itibarıyla 860 bin 359’a geriledi. Sadece 10 aylık süreçte 99 bin 36 kişi işini kaybederken, yıllık bazdaki kayıp ise 105 bin 686 kişiye ulaştı. Sektör temsilcileri, özellikle küçük ve orta ölçekli işletmelerin (KOBİ) maliyet baskısına daha fazla dayanamadığını vurguluyor.
Hazır Giyimde Şirketler Birer Birer Kapanıyor
Sektörel bazda bakıldığında, en ağır darbeyi hazır giyim sektörü aldı:
- Şirket Sayısı: Hazır giyimde 10 ayda 3 bin 798 şirket faaliyetine son verdi.
- İstihdam: Bu alandaki çalışan sayısı 64 bin 56 kişi azalarak 510 bin seviyelerine kadar çekildi.
- Tekstil: Tekstil tarafında ise 823 şirket kapanırken, 34 bin 980 kişilik bir istihdam kaybı yaşandı.
İhracat Şampiyonluğuna Veda
Yaşanan daralma sadece iç piyasayı değil, Türkiye’nin ihracat performansını da vurdu. Uzun yıllardır Türkiye’nin en çok ihracat yapan üçüncü sektörü olan hazır giyim ve konfeksiyon, bu unvanını elektrik ve elektronik sektörüne kaptırdı. 2025 yılı genelinde hazır giyim ihracatı %6,3 oranında gerileyerek 16,7 milyar dolar seviyesine düştü.
Sektör Neden Daralıyor?
Haberde dikkat çekilen verilere göre bu tablonun arkasında üç ana neden yatıyor:
- Maliyet Baskısı: Enerji, işçilik ve hammadde maliyetlerindeki artışın fiyatlara yansıtılamaması.
- Finansman Sıkıntısı: Kredi musluklarının daralmasıyla işletmelerin işletme sermayesi bulamaması.
- Rekabet Gücü: Türkiye’nin yüksek maliyetler nedeniyle küresel pazarda fiyat tutturmakta zorlanması ve siparişlerin rakip ülkelere kayması.
















