Signal üzerinden yapılan bu özel grup sohbetine, bir hata sonucu The Atlantic editörü Jeffrey Goldberg’in eklenmesiyle, hassas askeri bilgilerin sızdığı anlaşıldı. İlk aşamada dergi, ulusal güvenlik kaygıları nedeniyle mesajların tamamını yayımlamamıştı. Ancak Trump yetkililerinin, mesajlarda gizli bilgi bulunmadığını öne sürmesi üzerine, dergi yeni mesajları paylaşarak kamuoyunun gerçekleri görmesi gerektiğini belirtti.
Paylaşılan mesajlarda, Savunma Bakanı Pete Hegseth, CIA Direktörü John Ratcliffe ve Ulusal İstihbarat Direktörü Tulsi Gabbard gibi üst düzey isimlerin, ABD’nin Yemen’deki Husi militanlarına yönelik hava saldırılarının zamanlamasını, kullanılan silahları ve operasyonel hedefleri tartıştıkları görüldü. Hatta hedefin vurulup vurulmadığına dair doğrulama yapıldığı ve çeşitli emojiler kullanıldığı da kaydedildi.
Trump yönetimi ise ısrarla bu mesajlarda “savaş planları” bulunmadığını ve gizli bilgilerin paylaşılmadığını savundu. Beyaz Saray Basın Sekreteri Karoline Leavitt, mesajların gizli olmadığını belirterek, yine de kamuoyuna açıklanmasını istemediklerini söyledi. Elon Musk’ın ekibinin de bu olayın nasıl yaşandığını araştırdığı açıklandı.
Ancak Demokratlar, mesajların net bir şekilde gizli askeri bilgileri içerdiğini belirterek yetkilileri istifaya çağırdı. Temsilciler Meclisi İstihbarat Komitesi’nde Demokrat Raja Krishnamoorthi, Hegseth’in mesajlarını göstererek, “Bu, kesinlikle gizli bir bilgidir” dedi. Komite Başkanı Jim Himes ise, Tulsi Gabbard’a neden mesajlarda hedef, zamanlama ve silah detaylarının bulunmadığını söylediğini sordu.
Öte yandan, Pentagon’un 18 Mart’ta yayımladığı bir güvenlik bülteninde, Signal’in Rus hacker grupları tarafından hedef alınabileceği belirtilmiş ve personel bu uygulamayı kullanmamaları konusunda uyarılmıştı. Ancak Trump yönetimi yetkilileri, Signal’in devlet telefonlarına yüklü olduğunu savundu.
The Atlantic, genellikle ABD operasyonlarına zarar verebilecek bilgileri yayımlamaktan kaçındığını, ancak Trump yönetiminin bu mesajların önemini küçümsemesi nedeniyle kamuoyunun gerçekleri görmesi gerektiğini düşündüğünü belirtti.