İsveç merkezli insan hakları kuruluşu Stokholm Özgürlük Merkezi (Stockhom Center for Freedom – SCF), Türk hükümetinin büyükelçilik ve başkonsoloslukları yurtdışında yaşayan muhaliflere karşı nasıl kullandığını belgeleriyle ortaya koyan yeni bir rapor yayımladı. Raporda, kurumsal ağ kullanılarak Yeni Zelanda’dan Panama’ya, Norveç’ten Zambiya’ya beş kıtada en az 115 ülkede fişleme ve benzer faaliyetler yürütüldüğü belgeleriyle ortaya konuluyor.
“Diplomasiyi Silah Haline Getirmek: Erdoğan Türk Temsilciliklerini Sınır Aşan Baskı için Nasıl Kullanıyor?” (Weaponizing Diplomacy: How Erdoğan Uses Turkish Missions for Transnational Repression) başlıklı rapora göre, Türk diplomatik temsilcilikleri, yurt dışındaki muhaliflerin ve özellikle Gülen cemaati mensuplarının fişlenmesi, konsolosluk hizmetlerinden mahrum bırakılması, kaçırma ve zorla geri gönderme, hareketle bağlantılı kurumlara el konulması gibi farklı uygulamalarda aktif rol oynuyor.
Türk hükümetinin yurtdışındaki faaliyetleri, yalnızca Dışişleri Bakanlığı ve Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) gibi kurumlarla sınırlı değil. Rapora göre Diyanet İşleri Başkanlığı’nın yurt dışı teşkilatı, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yakın Uluslararası Demokratlar Birliği (Union of International Democrats – UID) ve Türk Amerikan Ulusal Yönlendirme Komitesi (Turkish American National Steering Committee – TASC) gibi diaspora kuruluşları da fişleme ve gözetleme faaliyetlerinde bulunuyor.















