Sabah yazarı Dilek Güngör, “Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek vergi ve SGK borç yapılandırması taleplerine sıcak bakmıyor. Yıl sonunda kamu borçlarının yapılandırılmasında faiz oranları düşürüldü. Ancak bu sahada yeterli değil!” ifadelerini kullandı. Güngör, esnafın “af” değil, “yapılandırma” istediğini belirtti.
Sabah yazarı Güngör, Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın bütçe uygulama sonuçlarındaki yüksek faiz ödemesiyle ilgili yaptığı açıklamayı hatırlatarak, “Biliyorsunuz, ocak ayında faiz ödemeleri, 2025’in aynı ayına göre yüzde 180 artarak 456.4 milyar TL ile aylık bazda rekor kırdı. Bakanlık, ocak ayında yapılan faiz ödemesinin yüzde 53’ünün, 10 yıl önce ilk ihracı yapılan TÜFE’ye endeksli devlet iç borçlanma senetlerinin vadesinde ödenen enflasyon farkından geldiğini söylüyor. Peki geçmiş enflasyon farkı tahvil sahiplerine ödenirken esnafın faturasını kim üstlenecek?” diye sordu.
“Biliyorum, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek vergi ve SGK borç yapılandırması taleplerine sıcak bakmıyor. Yıl sonunda kamu borçlarının yapılandırılmasında faiz oranları düşürüldü. Ancak bu sahada yeterli değil! Çünkü, kira, elektrik, personel ve hammadde giderleri arttı. Vatandaşın alım gücü düşünce satışlar geriledi. Esnafın kazancı azaldı, primini ve vergisini zamanında ödeyemez hale geldi.” ifadelerini kullanan Güngör, yazısına şöyle devam etti:
“Esnafın nefes alabilmesi için vergi ve prim borçlarının kapsamlı bir yapılandırmaya ihtiyacı var. Piyasada nakit akışı durmuş durumda. Birçok esnaf borcunu ödeyemez halde. Faizler ve borçların uygun koşullarda yeniden yapılandırılmaması durumda korkarım ki, birçok işletme kapısına kilit vurmak durumunda kalacak. Borç yükü ağırlaşıp çeklerini ödeyemeyen esnaf hapis tehdidi altında.
Kimle konuşursam konuşayım, istediklerinin ‘af’ değil ‘yapılandırma’ olduğunu söylüyorlar. Herkes borcun silinmesini değil ödenebilecek koşullara getirilmesini istiyor. Zira, birçok işletmede faizler ana borcu geçmiş durumda. Borç ödenmediği zaman esnafın banka hesaplarına bloke konuluyor. İşletmelerin ticari hesaplarına, şahsi hesaplarına hatta POS cihazına dahi haciz gelen var. Hesaplarına bloke konulanlar yeni mal alamıyor, bu nedenle de kapanma riskiyle karşı karşıya kalıyor.
(…)
Tablo daha da kötüleşmeden önlem alınması gerekiyor. Tamam her yapılandırma vergi uyumunu bozuyor. Vergisini zamanında ödeyenle ödemeyeni aynı noktaya getiriyor. Ama ekonominin sürdürülebilirliği açısından konunun yeniden enine boyuna değerlendirilmesi gerek!”















