Devlet okullarında hayata geçirilen ‘özel sınıf’ uygulamaları, eğitimde fırsat eşitliği ilkesini tehdit ettiği gerekçesiyle Meclis gündemine taşındı.
CHP Milletvekili Talat Dinçer, “Devlet okullarında “özel sınıf”, “seviye sınıfı” ya da “yabancı dil ağırlıklı sınıf” gibi adlar altında farklı uygulamaların ortaya çıkması; velilerden bağış adı altında ücret talep edildiğine yönelik iddiaların giderek artması ise bu kaygıları daha da güçlendirmektedir. Bu sorulara net ve tatmin edici yanıtlar verilmeden, eğitimde adaletin ve eşitliğin sağlandığından söz etmek mümkün değildir” diyerek, hükümeti şeffaflığa ve hesap vermeye çağırdı.
Mersin Milletvekili Talat Dinçer, konuyla ilgili hem Meclis Araştırma Komisyonu kurulması için önerge sundu hem de Milli Eğitim Bakanı’na yazılı soru önergesi yöneltti.
Talat Dinçer, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e yönelttiği yazılı soru önergesinde şu sorulara yanıt istedi:
‘EĞİTİMDE KALİTE Mİ SATILIYOR, AYRICALIK MI?
- Eğitim anayasal bir hakken neden parayla ölçülür hale geldi?
- Devlet okulu varken “özel sınıf” ihtiyacı neden doğdu?
- Bağış adı altında istenen paralar kimin denetiminde?
- Eğitimde kalite mi satılıyor, ayrıcalık mı?
- Parası olmayan çocuk bu sistemde nereye konuluyor?
- Eğitim kamusal bir hak mı, ticari bir sektör mü?
- Bu adaletsizlik ne zamana kadar görmezden gelinecek?
- Devlet okulları içerisinde, özel sınıflar kurulduğu doğru mudur?
- Kaç okulda bu sınıflar kurulmuştur?
- Kuruldu ise bunun sorumlusu kimdir?
Talat Dinçer, aynı zamanda Meclis Araştırma Komisyonu kurulması çağrısında bulunarak, bu uygulamaların eğitim sisteminde ne gibi sonuçlar doğurduğunun detaylı biçimde araştırılmasını talep etti.














